1 Kasım 2013 Cuma























Puslu  mu hava derken, gözüm dans eden kuşlara takıldı.Sessizlikte çığlıklarını  bir kenara bırakmışlar,kanatlarını zarifçe çırparak ,güne başlamanın sevincini yaşıyorlardı.Gün, aralara net renkler katarak puslu mu,düşüncemi aklımın arka rafına kaldırmama,yetti.Sabahımın en güzel yanlarından biri de günün çok erken saatlerinde kıyıyı mesken tutmuş,balıkçılık yapan kişileri göz ucuyla gözlemlemekti.Eski bir yazımın sözcükleri olmuşlardı.
Griliğe ve güneşe yansıyan duruşlarını seviyorum. http://nehire-nehire.blogspot.com/2010/10/uc-balik-bir-adam-ve-duygularim.html
Ve adımlarken kıyıyı güneşte tüm sevgisiyle ağaçlara dokunuyordu.Güneş ağaçları seviyor,oysaki kimileri ağaçları hiç anlamıyor…Güneş ışıl ışıl Kasım ayının ilk gününe gülümserken,tüm canlılarda,anlık bile olsa umut dolu bir gülümsemeyle yüreklerine bakabilsinler.Günaydın Dünya’m…


24 Ekim 2013 Perşembe



Öylesine güzeldi,çocukluğumuzun neşeli kahkahaları.Ağlamak bile güzeldi,çocukken.Sevecen bir el,bir yürek dokunurdu,mutlaka saçımızın  bir teline.Ve çocukluk arkadaşlarımız.Masum,çıkarsız en güzel zamanı geçirdiğimiz çocukluk arkadaşlarımız…Evcilik oynarken birbirimize çay ikram ettiğimiz,gönül dostlarımız.Bu sabah uyandığımda gördüğüm yukarıdaki fotoğraftaki(alıntıdır) gibi,
gününüz bir dostunuzla çayınızı paylaşırken,çocukluğunuzdaki anlamları kadar güzel geçsin.Günaydın ,Dünya’m…

23 Ekim 2013 Çarşamba



























Güneşi görünce gülümseyen çiçekler gibi, uyandığınızda yüzünüzdeki gülümsemeyle günaydın deyin ki,kendinizin ve karşınızdakinin içi ısınsın.Anlık tebessümler bile umuda açılan bir kapıdır.Günaydın Dünya'm...

7 Ekim 2013 Pazartesi




Gün pazartesinin arkasından gelen salı.Salı sallanır derler yalnızca sözde kalacağı bir gün olsun.Nefes aldığımıza göre yaşam yolunda yapacağımız bir şeyler vardır.Çaydanlığa koyduğun suyun kaynamasını beklerken,pencerenin içinde duran saksıya bir göz at.Açan bir çiçeğin rengarenk gülümsemesi şahit olacaksın.Suyun fokurdayan sesiyle arkanı dönüp eline aldığın fincana koyduğun sıcak su birazdan  kahve ile birleşecek. Tüten duman ve mis gibi bir koku …Eh haydi artık güne devam ve günaydın uyanan Dünya’m…


24 Eylül 2013 Salı



Biz bugün güneşle yine oyunlar oynadık.Biz diyorum ama güneş hem oyunun ne olacağına karar veren hem de oynayandı.O tüm doğuşu ile başlayan ışık süzmelerini, Dünya’nın var olan tüm noktalarında dans ettirdi.Bir balerinin ki gibi zarif dönüşleri ve dokunuşları vardı.Kahkahalarla gülen bir çocuğun yüzündeki masum sevgiyi güne başlayanlara sunandı.Yanından ayrılırken benden sonra gelenlere,anlamasını bilen gözlere hayaller sunmaya devam edecekti.Adımlarım eve dönerken yolda gördüğüm begonvillere baktım.Güneş ışığından bir pırıltı, işte üstündeydi.Gülümsedim…


























































17 Eylül 2013 Salı






















Sabahın an kadar zaman farkları arasında gökyüzü renkten renge girerken özgürce uçan martılar, uçmaktan asla vazgeçmiyorlar.Sizde yüreğinizle  özgür olabildiğiniz ,sabah anlarını yaşayabilmelisiniz.Bakın hadi diyorlar.Günaydın Dünya'm...

5 Eylül 2013 Perşembe

BİR RESİM , BİR ŞİİR






















Çok sevgili ablam ressam Çiğdem Tuncay'ın suluboya çalışması ...
Ve aşağıdaki dizelerde resmi gördüğüm anda dökülen sözcüklerim.
Ellerinden akan yüreğinin renklerine ,teşekkürler...



Sonbaharın yaprakları gibi düşünceler.
Ağaçlardan dağılıyor kimi fırtına misali,
Kimi tek  tek  usulca.
Kızıl kırmızı can acıtıcı.
Kanıyor kızıldan kapkaraya.
Çıtırtılar ,çıtırtılar.
Düşüncelere gözlerimi kapadım.
Şimdi yalnızca sarı solgun bir sonbahar rüzgarı,
Adını fısıldıyor,kulaklarıma…