Günün ilk anlarında , belki de onların ki,balık
yakalamaktan öteydi. Termoslarındaki çaya ya da kahveye eşlik eden iki
arkadaşın samimi sözcüklerinin keyfini
paylaşmaktı.Adımlarım yola devam ederken rastgele diyerek bir tebessüm
bıraktım,günaydın diyen yüreği mutlu canlara.Mutluluk bir tebessümde
saklı,unutulmamalı.Günaydın Dünya’m…
12 Haziran 2014 Perşembe
İRMİK KADIN
Buğdaydan elde edilen bir besin maddesidir. Birçok
yemeğin içine katılsa da en sevdiğimiz lezzeti belki de,’irmik helvası’dır. Benim
ise irmik deyince aklıma, yürüyüşe çıktığımız dağ yolunda çeşme başında
rastladığımız , İrmik Kadın geliyor.Avuç avuç kana kana buz gibi suyu içtikten
sonra başladığımız hoş sohbette adının İrmik Kadın olduğunu söyleyen ,sanki
adıyla özleşmiş gibi irmik tatlısının tadında
şeker mi şeker, kırmızı renkli yemesinin kenarındaki rengarenk
oyalardaki çiçekler gibi gülümsemesiyle yüreğimiz, bu sıcakta çıktığımız yürüyüşte
bir şelalenin gür akan sesindeki önemli anları yakalamışçasına mutlu bir serinliğinin öylesine bir güzelliğini bıraktı ki, İrmik
Kadın…Ve dönüş yolumuzda çeşmenin başına
geldiğimizde onu göremesek de hepimiz
aynı anda ,İrmik Kadın’dan konuşmaya başladık.Teşekkürler İrmik Kadın,sevgiyle
kal…
9 Haziran 2014 Pazartesi
Ağacı uzaktan kuru dallar olarak görürken ,yakından
neşeli bir çocuğun gülüşündeki renklere boyanmış olduğunu fark edersin.Karar vermeden tüm görünümleri bakış açına almalısın.Görebildiğin her şeyde farklı ve
değerli bir an yakalamak olasıdır. Kuru dalları arasında bir ağacın ona can
veren çiçeklerinin açmaya başlamasını
görmekte, gün için iyi bir başlangıçtır.İyi başlangıçları yakalayabildiğiniz, bir
gün olsun.Günaydın Dünya’m…
4 Haziran 2014 Çarşamba
Bugünde grisin hava tıpkı dün gibi.Tek fark benim
yürüyüş yapamamam.Çıkacağım an bereket dolu yağmur damlalarını bıraktın.Biraz
serinlik ve hafif yağan yağmurun Eylül gibi.Kocaman gülümsedim,Eylül yüreğimin
ayı.Bir ara yürümeliyim ki, saçlarım ıslansın ,yaza düşen Eylül yağmurlarında.Gün bugün böyle işte…
3 Haziran 2014 Salı
Günaydın dedik ama güneşimizin sabah doğup öğlene
doğru yok olduğu bulutların gökyüzünü bir iki saat işgal edip sesli yağmur
damlalarını bıraktığı sonra hiç gitmemiş gibi güneşin akşam batmak için çıktığı
etrafın yağmurdan sonra mis gibi kokusuna eşlik eden serinliğin omzumuza aldığımız
bir şalla yüreğimizi gülümsetmesi,düne yansıyan doğa ile
yaşadıklarımızdı.Mevsim yaza başlangıçtı ,oysa ki gün sonbaharın başlangıcı
gibiydi.
Bugün mü,hafif esintili bir Eylül sabahı gibiydi.Kim bilir belki de
doğa,kendine nasıl davranılıyorsa,kendi yöntemleri ile karşılık
veriyordur,insanoğluna…
Öylesine güzel anları yaşatan bastığımız toprağın
değerini yaşadığımız bir gün olsun.Yeniden günaydın Dünya’m…
Not:Biraz önce yağmurun sesi cama vurmaya başladı…
27 Mayıs 2014 Salı
Bugün yürüyüş yok,arka balkona çıktım.Temiz,hafif
serin bir hava.Arka balkondan aşağı doğru baktım.Yan komşunun bahçesindeki
kayısı dalı, bugün sabahımın güneşi oldu.Güneşi görmeden güneşi yaratmamız
olası.Yeter ki,düş kurabilme yetimizi kaybetmeyelim.Yüreğinizin gözüyle etrafınıza
bakın,sarıya bulanmış portakal kırmızılı bir nesne mutlaka
vardır.Gülümseyin,güneşe dokundunuz.Bakın,imkansız diye bir şey yok.Günaydın
Dünya’m…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








































